Birine öğretecekmiş gibi çalışmak faydalı mı?

Birine öğretecekmiş gibi çalışmak, bilgiyi ana fikirler etrafında düzenlemene ve neyi açıklayamadığını fark etmene yardımcı olabilir. Bir araştırmada, sonradan öğreteceğini bekleyen katılımcılar bazı hatırlama ölçümlerinde daha iyi sonuç verdi. Bu, yalnız konuşmanın öğrenmeyi garanti ettiği anlamına gelmez. Kaynağı kapatıp sade bir açıklama kurmak ve ardından doğruluğunu kontrol etmek, denenebilir bir çalışma yoludur.

Öğretecekmiş gibi hazırlanmak neyi değiştirir?

Sınav için okurken ayrıntıları tek tek ezberlemeye yönelebilirsin. Birine anlatmayı düşündüğünde ise “Önce neyi bilmesi gerekir?” sorusu öne çıkar. Bu soru ana fikirleri, sıralamayı ve örnekleri belirginleştirebilir. Nestojko ve arkadaşlarının araştırmasında öğretme beklentisi olan katılımcılar gerçekten ders vermedi. Dolayısıyla araştırmanın ilginç yanı, yalnız hazırlık amacının değişmesidir. Günlük çalışmanda bu fikri, açıklamanın iskeletini kurmak için kullanabilirsin.

Bir açıklama taslağı için kâğıdı üç bölüme ayırabilirsin: ana fikir, örnek ve karıştırılabilecek nokta. Her bölüme bir veya iki cümle yaz. Ardından notlara bakmadan bu sırayı anlat. Duraksadığın yerleri başarısızlık saymak yerine kontrol işareti olarak kullan. Kaynağa döndüğünde bütün bölümü tekrar okumak yerine önce bu bağlantıları incele. İkinci anlatımda yeni bir örnek seçmek, yalnız eski cümleleri ezberleyip ezberlemediğini gösterir. Bir arkadaşın dinliyorsa “Anladın mı?” sorusuyla yetinmek yerine ondan kavramı kendi örneğiyle açıklamasını isteyebilirsin. Yine de doğruluğu birlikte kaynaktan kontrol edin.

Anlatırken hangi soruları sormalısın?

Önce konuyu bir cümleyle tanımla. Sonra “Neden böyle?”, “Bunun örneği ne?” ve “Hangi durumda işlemez?” sorularına cevap ver. Cümlelerin sürekli kitapta gördüğün ifadeye dönüyorsa, anlamını kendi örneğinle açıklamayı dene. Çok teknik bir kavramı sırf kolay anlatmak için yanlış basitleştirme. Terimi koruyup yanına anlaşılır bir açıklama eklemek daha iyidir. Anlatımı kısa tutmak, eksik bağlantıları görmeni kolaylaştırabilir.

Anlatımın akıcı olması her zaman konuyu doğru bildiğin anlamına gelmez. Özellikle tarih, biyoloji veya hukuk gibi ayrıntıların önemli olduğu alanlarda bir istisnayı atlamak açıklamayı eksik bırakabilir. Sadeleştirirken hangi ayrıntıyı bilerek dışarıda bıraktığını not et. Böylece kısa anlatımın nerede biteceğini de bilirsin. Yöntem senin için fazla zaman alıyorsa bütün üniteyi ders gibi sunmak yerine en çok karıştırdığın kavramı seç. Çalışmanın sonunda birkaç uygulama sorusu çözerek anlatabildiğin bilgiyi kullanıp kullanamadığını gör. Hem açıklama hem uygulama gerektiğinde, yalnız birine odaklanmak tabloyu eksik bırakabilir.

Gerçek bir dinleyici gerekli mi?

Bu yöntem için mutlaka arkadaş bulman gerekmez. Boş bir kâğıda kısa ders notu yazabilir veya kendi kendine anlatabilirsin. Dinleyici varsa soruları, açıklamanın belirsiz kalan yerlerini gösterebilir; ancak her dinleyicinin cevabı kontrol edebileceğini varsayma. Son doğrulama yine güvenilir ders kaynağından gelmelidir. Ses kaydı kullanıyorsan tekrar dinlerken özellikle duraksadığın ve gerekçesiz geçiş yaptığın bölümlere bak. Güzel konuşmakla doğru açıklamak farklı becerilerdir.

  1. Küçük bir kavram veya süreç seç.
  2. Yeni başlayan birine anlatacak gibi üç ana fikir yaz.
  3. Kaynağı kapatıp açıklamayı kur ve örnek ver.
  4. Hataları kontrol et, sonra farklı bir soruda uygula.

Ezberlenmiş bir anlatımdan nasıl kaçınılır?

Aynı cümleleri tekrar etmek yerine örneği değiştir. Bir kavramı tanımladıktan sonra yeni bir duruma uygula veya benzer kavramdan farkını anlat. Sonunda kendine kısa bir soru sor ve kaynaksız cevapla. Birkaç gün sonra aynı açıklamayı yeniden kurman, o günkü akıcılıktan daha yararlı bir kontrol olabilir. Öğretme hazırlığını soru çözmenin yerine koymak zorunda değilsin; özellikle uygulama gerektiren derslerde ikisini birlikte kullanabilirsin.

Küçük bir uygulama örneği

Fotosentezi çalıştıktan sonra bir arkadaşına üç dakikada anlatacağını düşün. Gerekli girdileri, süreci ve ortaya çıkanları sırala. “Işık olmasa ne değişir?” sorusuna cevap ver. Sonra kitabı açıp yalnız eksik veya yanlış bağlantıları düzelt.

Kaynak

Nestojko, Bui, Kornell ve Bjork (2014), Expecting to Teach Enhances Learning and Organization of Knowledge in Free Recall of Text Passages, Memory & Cognition, 42(7).

Kaynak metne git.

Çalışmanın sonuçları tüm öğrenme ölçümlerinde aynı değildir; öğretme beklentisi ile gerçekten ders verme de aynı durum değildir. Bu nedenle yöntemi katlanmış başarı veya garanti olarak anlatmayız.

Yazar: Soarling · Yayın: · Güncelleme: