Post-it nasıl icat edildi, hikâyesinden ne öğrenilebilir?
Post-it’in hikâyesi, Spencer Silver’ın güçlü bir yapıştırıcı ararken kolay sökülen bir yapıştırıcı geliştirmesi ve Art Fry’ın bunu düşen kitap ayraçları için düşünmesiyle ilerledi. Fikir, iki kişinin katkısı ve ürün geliştirme süreciyle kullanışlı bir nota dönüştü. Hikâyenin ders çalışmaya bağlantısı, her başarısızlığın başarı getirmesi değildir; beklenmeyen bir sonuca başka bir soruyla bakabilmektir.
Silver’ın bulduğu sonuç neden beklenmedikti?
Silver daha güçlü bir yapıştırıcı üzerinde çalışırken, kâğıtların kolayca ayrılabildiği bir sonuç elde etti. İlk hedef açısından bu özellik istediği şey değildi. Ama ortaya çıkan malzemenin davranışı, başka bir ihtiyaca uygun olabilirdi. Resmî ürün tarihçesi, Silver’ın çalışmasını iş arkadaşlarıyla paylaştığını ve kullanım alanı aradığını anlatıyor. Bu aşamayı atlayıp hikâyeyi yalnız mutlu bir kazaya indirgemek, sonucu anlamaya ve paylaşmaya harcanan emeği görünmez kılar.
Hikâyedeki önemli soru, bulunan malzemenin iyi veya kötü olması kadar hangi ihtiyaç için değerlendirildiğidir. Bir hedef için zayıf kalan özellik, başka bir hedefte işe yarayabilir. Ancak bunu görmek için özelliği doğru tanımlamak gerekir. Ders çalışırken de “bu yöntem işe yaramadı” demeden önce nerede tıkandığını belirlemek benzer bir düşünme alışkanlığı sunar. Zaman mı yetmedi, açıklama mı eksikti, yoksa sorunun türüne uygun olmayan bir yöntem mi seçildi? Bu ayrım tarihsel hikâyeden çıkan editoryal bir öneridir; bir öğrenme deneyinin doğrudan bulgusu olarak sunulmaz. Yine de sonraki adımı somutlaştırabilir.
Art Fry hangi soruna çözüm arıyordu?
Fry koroda kullandığı kitabın sayfalarını küçük kâğıtlarla işaretliyordu. Ayraçların düşmesi, doğru sayfayı yeniden bulmayı gerektiriyordu. Kâğıdın yerinde kalması, gerektiğinde de sayfaya zarar vermeden ayrılması gerekiyordu. Silver’ın geliştirdiği özellik bu ihtiyaçla buluştu. Burada iki farklı bakış aynı noktada birleşir: Birinin işe yaramadığı düşünülebilecek sonucu, diğerinin yaşadığı belirli soruna uygun bir seçenek olur. Bağlantı, sorunun somut biçimde görülmesiyle anlam kazanır.
Bir denemeyi başkasıyla paylaşırken yalnız başarısız sonucu göstermek yerine amacını ve izlediğin adımları da anlat. Arkadaşın veya öğretmenin, kendi bakışında görünmeyen bir varsayımı fark edebilir. Geri bildirim geldiğinde her öneriyi aynı anda uygulamak zorunda değilsin. Bir değişiklik seç ve sonucuna bak. Beklenmeyen sonuçları kaydetmek, aynı yolu neden bıraktığını daha sonra hatırlamana da yardım eder. Bazen iyi karar devam etmek, bazen de daha uygun bir hedefe geçmektir. Post-it hikâyesini bu esneklikle okumak, her aksiliğin arkasında mutlaka büyük bir başarı saklandığını düşünmekten daha gerçekçi bir çalışma tutumu sağlayabilir.
Bu hikâye çalışmaya nasıl bağlanabilir?
Bir soru çözümün istediğin sonucu vermediyse, bütün denemeyi tek kelimeyle başarısız diye etiketlemek yerine adımlarını ayırabilirsin. Doğru kurduğun denklem, fark ettiğin sınır veya işe yaramayan varsayım sonraki denemene bilgi verebilir. Bu, yanlış yöntemde ısrar etmek demek değildir. Denemenin hangi parçasının hangi koşulda kullanılabileceğini sormaktır. Gerekirse öğretmenine sonucu değil, izlediğin yolu göster; başka bir bakış, kaçırdığın bağlantıyı fark etmeni sağlayabilir.
- Beklenmeyen sonucu yargılamadan tanımla.
- Hangi adımın çalıştığını, hangisinin çalışmadığını ayır.
- Bu sonucun başka hangi soruyu açıklayabileceğini sor.
- Yeni bir deneme yap veya birinden geri bildirim iste.
Hikâyeden hangi sonuç çıkarılmamalı?
Her beklenmedik sonuç iyi bir ürüne dönüşmez ve her zorlanma özel bir keşfin işareti değildir. Post-it’in gelişmesi, bulgunun paylaşılması ve belirli bir ihtiyaçla eşleşmesi gibi aşamalar içerir. “Sadece vazgeçme” cümlesi bu ayrıntıları karşılamaz. Bazen devam etmek aynı yaklaşımı tekrarlamak, bazen de soruyu veya hedefi değiştirmektir. Ders çalışırken yöntemin sürekli tıkanıyorsa açıklama, geri bildirim veya farklı bir örnek aramak da ilerlemenin parçasıdır.
Küçük bir uygulama örneği
Bir geometri sorusunda çizdiğin yardımcı doğru çözümü bitirmediyse, hemen silmeden önce hangi açıyı veya benzerliği görünür yaptığını not et. O bilgi bu soruda yeterli olmayabilir; yine de neden yetmediğini anlamak sonraki denemeni daha bilinçli kurmana yardım edebilir.
Kaynak
Post-it / 3M, History of Post-it Notes, resmî ürün tarihçesi. Yayın yılı belirtilmeyen bu resmî tarihçe, Silver ve Fry’ın katkılarını ve ürünün geliştirilme sürecini anlatır.
Tarihsel anlatı ile çalışma önerisini ayrı tutuyoruz. Kaynak ürünün gelişimini anlatır; aşağıdaki ders çalışma uygulamasının deneysel olarak sınandığını göstermez. Doğrulanmamış diyalog veya dramatik engeller eklemiyoruz.
Yazar: Soarling · Yayın: · Güncelleme: