George Dantzig’in iki soruyu çözme hikâyesi gerçek mi?

George Dantzig’in ödev sandığı iki açık problemi çözmesi, kendi röportajında anlattığı gerçek bir olaya dayanır. Ancak popüler anlatıdaki derste uyuyakalma ayrıntısı bu kaynakla uyuşmaz: Dantzig derse geç kaldığını söyler. Soruları günlerce çalışarak çözer. Hikâye, yalnız inanmanın her problemi çözdürdüğünü göstermez; bir denemeye başlamanın ve anlatıyı kaynağından kontrol etmenin önemini hatırlatabilir.

Dantzig’in kendi anlatısında ne oldu?

Dantzig Berkeley’de doktora öğrencisiyken bir derse geç kaldığını anlatır. Tahtadaki iki soruyu ödev sanıp defterine geçirir. Sorular her zamankinden zor gelir ve çözümleri üzerinde günlerce uğraşır. Ardından uzun sürdüğü için özür dileyerek kâğıtları hocasının masasındaki yığına bırakır. Bu ayrıntılar, bir anda gerçekleşen mucize yerine zaman ve emek içeren bir süreci gösterir. Derste uyumak veya uyandığı anda soruları çözmek bu kaynakta anlatılan olay değildir.

Bir tarihsel hikâyeyi değerlendirirken anlatının kaynağını ve kaynağın türünü birlikte kontrol etmek yararlıdır. Dantzig olayında kişinin kendi röportajı bulunması önemli bir dayanak sağlar. Yine de bu, yıllar önceki olayın bütün ayrıntılarını bağımsız olarak ölçtüğümüz anlamına gelmez. Anlatılanları kaynağın sunduğu kesinlik düzeyinde tutmak gerekir. Yaklaşık bir zamanı kesin saate, uzun bir çalışmayı tek gecelik başarıya veya bir aktarımdaki sözü doğrudan kişisel alıntıya çevirmemek bu yüzden önemlidir. Kısa bir sosyal medya anlatısında kaybolan ayrıntıları rehberde yeniden görünür kılmak, hikâyeyi daha anlaşılır ve daha güvenilir hale getirir.

Hocası ne zaman haberdar oldu?

Röportajdaki anlatıma göre yaklaşık altı hafta sonra bir Pazar sabahı saat sekiz civarında hocası kapısına gelir. Dantzig’in ödev sandığı sorular, istatistikte o sırada çözülmemiş problemlerdir. Yaklaşık ifadelerini korumak önemlidir; olayın bütün zamanlarını kesin bir çizelgeye dönüştürmüyoruz. Kaynaktaki anlatımı kullanırken özrün de geç kalmakla değil, ödevi uzun sürede teslim etmekle ilgili olduğunu ayırıyoruz. Küçük görünen bu farklar hikâyenin doğru aktarımını sağlar.

Çalışma önerisini uygularken denemenin bir sınırı da olsun. Bir soruya uzun süre aynı yoldan bakıp ilerleyemiyorsan, o yolu tekrarlamak tek seçenek değildir. Önce hangi varsayımın gerekli olduğunu veya hangi konuda bilginin eksik kaldığını belirle. Sonra küçük bir ipucu, açıklamalı örnek veya öğretmen geri bildirimi kullan. Yardım almak hikâyedeki cesareti eksiltmez; öğrenme sürecini devam ettirir. Dantzig’in öyküsü kendi başına bir yöntem kanıtı olmadığı için, onu belirli bir süre uğraşırsan mutlaka çözersin kuralına dönüştürmüyoruz. Yararlı olan, zor etiketini görür görmez vazgeçmek yerine anlamlı ve kontrol edilebilir bir ilk adım bulmaktır.

Bu hikâye neden kolayca değişiyor?

Kısa bir motivasyon anlatısı, uzun bir akademik süreci tek bir etkileyici ana sıkıştırabilir. Uyuyan öğrenci, imkânsız soru ve şaşkın öğretmen gibi öğeler akılda kalır; fakat akılda kalmaları doğru olduklarını göstermez. Dantzig’in kendi anlatısını okumak bu yüzden değerlidir. Ayrıca röportajdaki bir vaaz aktarımını doğrudan onun kişisel sözüymüş gibi alıntılamak da anlamı değiştirebilir. Bu rehberde kaynağı belirsiz cesaret veya inanç alıntıları kullanmıyoruz.

  1. Önce sorunun verilenlerini ve istediğini yaz.
  2. Bildiğin bir bağıntı veya örnekle ilk adımı dene.
  3. Tıkandığın noktayı açıkça işaretle.
  4. Çözümü karşılaştırırken yalnız cevaba değil yönteme de bak.

Ders çalışırken hikâyeden nasıl yararlanılabilir?

Zor görünen bir soruda ilk adımı denemek, sonucu önceden bilmediğin için yine de anlamlı olabilir. Verilenleri yaz, ne istendiğini ayır ve bildiğin bir ilişkiyi kur. Fakat Dantzig’in ileri düzey eğitimini ve günlerce süren çalışmasını unutma. Bir soruyu çözememek, yeterince inanmadığının kanıtı değildir. Eksik bilgiye dönmek, yardım istemek veya farklı bir yöntem denemek de çalışmanın parçasıdır. Buradaki öneri bir başarı garantisi değil, başlayabileceğin küçük bir davranıştır.

Küçük bir uygulama örneği

Zor bir olasılık sorusunda hemen çözüm aramak yerine örnek uzayı ve istenen olayı yaz. İlk yaklaşımın çalışmazsa nedenini not et. Açıklamaya döndüğünde kendi denemenle karşılaştır; böylece çözümü yalnız seyretmek yerine nerede ayrıldığını görebilirsin.

Kaynak

Donald J. Albers ve Constance Reid (1986), An Interview with George B. Dantzig: The Father of Linear Programming, The College Mathematics Journal, 17(4), 292–314; olay anlatısı s. 301–302.

Kaynak metne git.

Röportaj tarihsel bir kişisel anlatıdır; motivasyonun problem çözmeye etkisini ölçen deney değildir. Kapanıştaki çalışma önerisi Dantzig alıntısı veya herkesin açık problem çözebileceği vaadi olarak okunmamalıdır.

Yazar: Soarling · Yayın: · Güncelleme: